ingilizcefinans ana sayfa   ana sayfa   hakkımda   reklam   iletişim
En kapsamlı ingilizce ve finans rehberiniz | www.ingilizcefinans.com
 
     
               
   
 
 
İngilizce Dersleri
 
Makaleler
 
Akademik Çalışmalar
 
Denemeler
 
Borsa
 

Forfaiting İşlemleri


I. Genel Bilgiler:

Fransızca "a forfait" kelimesinden türetilen "forfaiting" kavramı "hakların devri" anlamındadır. İngilizce "forfaiting", İtalyanca "forfetizzazione", İspanyolca "forfetizacion" ve Almanca'da "forfaitierung" kelimeleri aynı anlamda kullanılmaktadır.

Forfaiting, dış ticarette kullanılan, 90 günden 5 yıla kadar uzun vadeli olarak, her türlü makine, hammadde ve hizmet satışlarından doğan alacakların geri dönüşsüz olarak iskonto edilmesiyle ilgili bir finansman tekniğidir. 

Forfaiting, özellikle mal ve hizmet ihracatından doğan ve belirli bir ödeme planına göre tahsil edilebilecek olan alacakların bir banka ya da bu alanda uzmanlaşmış bir finansman kurumu tarafından satın alınması anlamına gelir. Forfaiting işleminde genelde ithalatçının borcu karşılığında ihracatçıya verdiği emre yazılı senet ve poliçeler kullanılıyor. Forfaiting, bir ihracatçının yapmış olduğu vadeli satıştan doğan ve bir kambiyo senedi (bono, poliçe), garanti mektubu veya vadeli akreditif gibi alacağın devrine izin veren başka bir araç ile belgelenmiş alacakların, ihracatçının kendisine veya anılan belgelerin lehdarına rücu etme şartı olmaksızın bir finansman kuruluşu tarafından satın alınması (iskonto edilmesi) işlemidir.

Söz konusu alacakları satın alan gerçek veya tüzel kişiye ‘Forfaiter’ denir. Forfaiting sözcüğü Fransızca ‘a forfait’ kavramından gelir ve hakların teslimi veya el değiştirmesi anlamındadır.

Yukarıdaki tanımlama çerçevesinde Forfaiting’i basit bir kambiyo senedi iskontosundan ayırmak gerekir. İskonto işlemi Forfaiting’in sadece bir parçasıdır. Elindeki banka avalli kambiyo senedini bankasına iskonto ettiren ihracatçı tam anlamıyla Forfaiting işlemi yaptırmış sayılmaz. Gerçek anlamda Forfaiting, ihracatçının henüz proje aşamasında, yani malları sevk etmeden önce Forfaiter’a başvurarak iskonto sözü alması ve forfaiting maliyetlerini öğrenmesi ile başlar. Böylece ihracatçı malları sevk ederken karşı ülkeden gelecek olan kambiyo senetlerinin Forfaiter tarafından iskonto edileceğini, bunun şartlarının neler olacağını önceden bilmenin güvencesi ve rahatlığı içindedir.

İhracatçı, sevk ettiği mallardan doğan alacağını bir kambiyo senedi ile hukuken belgelediğinde bu senedi “rücu hakkı olmaksızın” - ‘without recourse’ şartıyla Forfaiter’a ciro etmek suretiyle hem o kambiyo senedinin tahsil riski ve sorumluluğundan kurtulmuş, hem de vadeli yaptığı satışın bedelini peşin almış olur.

Forfaiting öncelikle orta vadeli bir finansmandır. Fakat pazar şartları ve değerlendirmesi yapılan risklere göre her Forfaiter’ın kendi vade yelpazesini saptaması sonucu uygulamada 6 aydan 6 yıla kadar vadelerin işleme alındığı görülmektedir.

Poliçe ve bono,  vb. borç araçlarının satıcıdan (ihracatçı) rücusuz satın alınması İkinci Dünya Savaşından sonra önem kazanmıştır. Uluslararası ticaretteki geniş tecrübesiyle Zürih Bankacılar Birliği, ABD’den eski Doğu Avrupa ülkelerine satılan hububatın finansmanında öncülük yapmıştır. Uluslararası orta vadeli finansman talebinin karşılanmasında ilk forfaiting işlemi, 1962 yılında, daha sonra eski Sovyetler Birliği’ne satılmak üzere, Almanya’ya yapılan hububat ihracatında gerçekleştirilmiştir. ABD firmalarının mal bedelini peşin istemelerine mukabil eski Sovyetler Birliği’nin kredili mal satın alma konusunda ısrarlı oluşu, o yıllarda İsviçre bankalarını, Sovyetler Birliği’nin borç senetleri karşılığı ABD’li ihracatçıların alacaklarını satın alma yöntemine yöneltmiştir. Böylece, uluslararası bankacılık merkezlerinden birisi olan İsviçre 1962 yılında forfaiting işlemlerine öncülük etmiş olup, eski Sovyetler Birliği garantisi olan Dış Ticaret Bankası’nın orta vadeli poliçeleri, İsviçre bankaları tarafından iskonto edilerek ihracat bedelleri ABD’li ihracatçı firmalara ödenmiştir. Forfaiting, daha sonra yatırım malları ticaretinde kullanılan orta vadeli bir finansman yöntemine dönüşmüştür. Euro-pazarların da gelişmesi sonucu 1970 yılından itibaren İngiltere, forfaiting faaliyetlerin en önemli merkezi olmuştur. Zira, İsviçre’de tüm finansman kuruluşlarının işleme tabi tuttukları ciro edilebilir belgelerin damga vergisine tabi oluşu, İngiltere’de ise bunun söz konusu olmayışı, forfaiting işlemlerinin Londra’da yoğunlaşmasına sebep olmuştur. Forfaiting işlemlerinde üçüncü sırada yer alan Almanya’yı sırasıyla ABD, Kanada, G.Kore ve Latin Amerika Ülkeleri izlemektedir.

Dünyanın önde gelen forfaiting kuruluşları arasında ilk sırada yer alan “London Forfaiting” tarafından düzenlenen bir listeye göre; 115 ülkeye vadeli mal satışının poliçeleri iskonto edilebilmektedir. Bu ülkelere yapılacak vadeli satışların iskonto edilebilme süreleri de ülkeden ülkeye göre bir ila on yıl arasında değişmektedir. Örneğin; “ABD, Kanada, Japonya; Almanya, Fransa, İsviçre ve İngiltere” gibi ülkelere yapılacak on yıllık vadeli satışların poliçelerini iskonto ettirebilmek mümkün iken bu süre “Hollanda, Norveç, Portekiz, İspanya, İsveç ve Polonya” gibi ülkelerde yedi yıla inerken, “Türkiye, Slovakya, Güney Afrika Cumhuriyeti ve Tunus” gibi ülkeler için poliçelerin iskonto süreleri beş yıla kadar inmektedir. Söz konusu sürelerin tayininde, bu ülkelerin ekonomik ve siyasal yapılarından kaynaklanan riskler rol oynamaktadır. Günümüzde ülkelerin çoğu ihracatın finansmanında forfaiting’den daha fazla yararlanılması için ihracatçılarını teşvik etmeye başlamışlardır. Forfaiting, halen, dünya ticaretinin küçük bir bölümünü (%1/4) kapsamasına rağmen etkinliğini arttırarak sürdürmekte ve büyük tutarlardaki kredili satışların orta vadeli finansmanına yardımcı olmaktadır.

II. FORFAİTİNG’İN İŞLEYİŞİ     

Forfaiting işleminde, ithalatçı tarafından kabul edilmiş belirli bir vadenin söz konusu olduğu borç araçlarını (poliçe, bono) hemen tahsil edebilme amacıyla ihracatçı, bir forfaiter'e (banka veya finans kuruluşu) başvurarak borç araçlarını belli bir maliyet karşılığında iskonto ettirmekte, dolayısıyla tüm tahsilât işlemleri ve risklerden kurtulmaktadır. Ayrıca, borç araçlarının forfaiter’a devrini müteakip ihracatçı bu araçların ödenmemeleri durumunda rahatsız edilmemek, bir başka ifadeyle borç araçlarını rücusuz satmak istemektedir. İhracatçı için rücusuz satış, forfaiter için önemli bir riski beraberinde taşımaktadır. Çünkü, forfaiter’ın sahte dokümanlar, şartlara uygun olmayan malların alıcıya sevk edilmesi, vb. istisnalar dışında satıcıya başvurusu mevzubahis değildir. Daha çok yatırım mallarının finansmanında başvurulan forfaiting günümüzde artık tüketim malları finansmanına yönelik faaliyetlerde de kullanılmaya başlanmıştır. Bu işlemin ihracatçıya sağladığı en önemli avantaj, iskonto faizinin, forfaiting kuruluşu ile anlaşılan oran üzerinden işlem sürecinde sabit tutulmasıdır. Diğer taraftan, tüm riskleri rücusuz olarak aracıya (forfaiter) devreden ihracatçı, likiditesini programladığı düzeyde tutabilmekte ve sorumluluğunu, malı satış sözleşmesine uygun olarak üreterek ithalatçıya zamanında teslim etmekle sınırlandırmakta, firmasının gelişmesi için zorunlu olan yeni pazarlar arama ve satış imkânlarını, dolayısıyla kar marjını arttırma konularına daha fazla eğilme imkânlarına sahip olabilmektedir.

Forfaiting işleminde; poliçe bulunması genellikle tercih edilmekle beraber, uygulamada her zaman şart değildir. Aracı (forfaiter), riski uygun gördüğü takdirde sadece akreditifin temliki yoluyla ihracatçının iskonto talebini değerlendirebilmektedir. Ayrıca, tüm işlemlerde borç enstrümanlarının avalli olması da aranmamakta, ithalatçının kredibilitesinin yeterli olduğu durumlarda da avalli olmayan senet, poliçe ve bonolar da aynı işleme tabi tutulabilmekte, aynı yöntem sadece akreditifin bulunduğu durumlara da uygulanabilmektedir.

Forfaiter, forfait edilmiş kıymetleri satın alındığında orta vadeli bir yatırım yapmış sayılır. Forfaiter tüm riski üstlenmek istemediği ve/veya bu yatırıma kaynaklarını bağlamak istemediği anda bu yatırımı başka birine satabilir, bu kişi başka bir forfaiter de olabilir. Bu işlem, “ikincil piyasa (secondary market)” olarak isimlendirilmektedir. Forfaiting kâğıtlar için ikincil piyasa olarak Londra, halen en aktif piyasadır. Ancak, ilk piyasa ile ikincil piyasayı tümüyle ayrı tutmamak gerekmektedir. Çünkü, forfaiter’lerin çoğu her iki piyasaya da aktif olarak çalışmakta, bir diğer ifadeyle bazı forfait kâğıtları satmakta bazı forfait kâğıtları ise yatırım portföyüne dâhil etmektedirler. Forfaiter’ce satın alınan herhangi bir taahhüt tamamıyla onun malıdır. Poliçe ve bono gibi borç araçları, kolaylıkla ciro edilebildiği ve nispeten likit aktifler olduğu için, forfait piyasa, kredi ve yatırım piyasasına eşdeğer bir piyasa niteliği taşımaktadır. Forfait kâğıtlarla yatırım yapmanın cazibesi, bu finansman şeklinin diğer orta vadeli yatırım araçları ile karşılaştırıldığında daha fazla gelir sağlamasından kaynaklanmaktadır.

Forfait finansmana olan talep, faiz oranlarının düzeyi ile yakından ilgilidir. Zira, forfait finansman sabit faizli bir finansman şekli olduğu için faiz oranlarının yükseldiği zamanlarda forfait’e karşı talep artmakta, faiz oranlarının düştüğü ve likiditenin fazla olduğu dönemlerde ise forfait’e talep azalmakta ve piyasaya daha az kağıt arz edilmektedir. Diğer taraftan, faizlerin değişimi yanısıra bu kabil bir finansmana olan talep, daha çok firmaların orta vadeli riskli taahhütlerini ikame etme isteğine bağlıdır. Bu risk tahmin fonksiyonu, forfaiter’in değişik sanayi kollarına yayılmasına yardımcı olmaktır. Forfaiting’de vadeli satışların süresi; altı ay kadar kısa ve on yıl kadar uzun olabilmekte, uygulamada süreler iki ila beş yıl arasında değişmekte, normal olarak ödemeler altı ayda bir yapılmaktadır. Forfaiting işlemlerinde en yaygın kullanılan para birimleri ABD Doları, Alman Markı ve İsviçre Frangı’dır. Son yıllarda İngiliz Sterlini, Hollanda Florini, Japon Yeni ve İsveç Kronu, vb. para birimleri ile yapılan işlemlerde de artış kaydedilmiştir. Anılan para birimlerinin ülkeler arasında kısıtlamaya tabi olmaksızın kolayca transfer edilebilmeleri, forfaiting’de bu para birimlerinin önem kazanmasına yol açmıştır. Forfaiting finansmanı ile yapılan ihracat tutarları; yüz bin ila yüz milyon ABD Doları arasında değişebilmekte ise de genellikle uygulama bir ila beş milyon ABD Doları arasındadır.

III. Kullanma Alanları

Forfaiting işlemleri başlangıçta: pahalı makine ve ekipman, daha sonra hammadde ve son yıllarda hizmet dış ticaretinde ve nihayet proje finansmanında başvurulan bir ihracat orta vadeli finansman tekniğidir.  

IV. Forfaiting İşleminin Aşamaları:

Forfaiter’ın kesin teklif vermesinden itibaren aşağıdaki işlemler zinciri yer alır:

§         Satıcı Forfaiting maliyetini göz önünde bulundurarak alıcı ile ticari sözleşmesini yapar;

§         Satıcı malları sevk eder ve malları temsil eden sevk belgelerini doğrudan veya kendi bankası aracılığıyla alıcının bankasına gönderir;

§         Alıcının bankası poliçe kabulü veya bono düzenlemesi karşılığında belgeleri alıcıya teslim eder. Poliçe/bonoya aval kaydını koyar veya duruma göre garanti mektubu düzenleyerek bunlardan birini doğrudan satıcıya veya satıcının bankasına gönderir;

§         Satıcı ilgili kâğıdı ve diğer bilgileri Forfaiter’a ibraz eder.

§         Gerekli kontrollerden sonra Forfaiter iskonto işlemini yapar ve satıcıya ödemede bulunur;

§         Forfaiter vadeden önce senedi aval bankasına veya onun ödeme ajanına ödeme için ibraz eder,

§         Aval bankası/garantör, alıcı ile temasa geçerek senet bedelini tahsil eder ve vade tarihi valörüyle Forfaiter’a ödemeyi geri yapar. Alıcıdan tahsil edemediği takdirde avalden doğan kendi ödemem yükümlülüğüne bağlı olarak ödemeyi kendi kaynaklarından yapar.

Forfaiter’a Başvurma

Forfaiting fonlarıyla kredili bir satışını peşin satış haline dönüştürmek isteyen ihracatçının forfaiting işlemini yapacak finans kurumuna (forfaiter) aşağıdaki bilgi ve belgelerle başvurması gerekmektedir.

§         İhracatçı firmanın unvanı, adresi ve ülkesi,

§         İthalatçı firmanın unvanı, adresi ve ülkesi,

§         İhracatın konusu ve tutarı ile döviz cinsi ve vadesi,

§         Ödeme koşulları (peşin ödeme miktarı, taksitlerin miktarı ve vadeleri),

§         Borç araçları (poliçe, bono, akreditif),

§         Senetlerin ödeme yeri (varsa),

§         Banka avali veya garanti mektubu (gerekiyorsa),

§         Aval veya garanti veren bankanın unvanı, adresi ve ülkesi,

§         İhracatçı ile ithalatçı arasında yapılan sözleşme veya akreditif metni,     

§         İhracatçının bankasınca onaylı imza sirküleri ve temlik mektubu,

§         Ödeme aracı akreditif ise dokümanların akreditif metnine uygunluğunun ihracatçı ve ithalatçının bankalarınca tasdiki.

Yukarıdaki bilgi ve belgelerin incelenmesini müteakip forfaiter, ihracatçıya kati bir teklif sunar.

Forfaiter’in Teklifi

Bilgilendirme aşamasında ihracatçı tarafından istenen “forfaiter teklifi” daima yazılı formda hazırlanmakta ve genellikle aşağıdaki hususları kapsamaktadır.

§        Bilgilendirme bölümünde belirtilenlere uygun olarak garantiler de dâhil olmak üzere işin eksiksiz tarifi,

§        Alacak miktarı ile vade günlerinin detaylı açıklanması ile forfaiting şirketinin alacağı rücusuz satın alacağına dair beyanı,

§        İhracatçının, ödeme araçlarını ibraz etme tarihi ile alacağın satın alınma tarihi,

§        İhracatçının, forfaiter’a devir ve temlik edeceği belgeler (senetler, ödeme garantisi, vb.),

§        İhracatçının, ithalatçıya karşı mükellefiyetlerini yerine getirmemesi halinde forfaiter’ın sorumlu olmayacağına dair beyanı,

§        iskonto oranı (forfaiting oranı), ön hazırlık ücreti (kural olarak altı aylık peşin) ve faiz metodu,

§        İhracatın gerçekleşmesi için alıcı ülkede resmi makamlarca aranan gerekli bütün izinlerin göz önünde bulundurulması talimatı,

§        Teklifin süresi, hak ve selahiyetler.        

Sözleşme

İhracatçı ile forfaiter arasında yapılan sözleşmenin belirli bir formda olma zorunluluğu yoktur. Esas itibariyle, ihracatçıya gönderilen “forfaiter teklifi" uygulamada bir sözleşme karakteri taşımakta, ayrı bir metin hazırlanmaksızın “sözleşme” olarak kullanılmaktadır. İhracatçı talep ettiği takdirde sözleşmenin ayrıca düzenlenmesi de mümkündür. Sözleşmede, özellikle forfaiting konusu kredinin limiti, vadesi, iskonto haddi ve taahhüt komisyonu oranı belirtilmektedir. İhracatçı, sözleşmeyi müteakip ödeme araçlarını kendisine rücu edilmemek (without recourse) kaydıyla, forfaiter’a ciro eder.

İhracat Alacağının Forfaiter Tarafından Satın Alınması   

Forfaiter’ın teklifinde belirtilen tüm belgelerin, forfaiter’a teslim edilip, alacağın satın alınması üzerine, forfaiter sözleşmeye istinaden ihracatçıya bir taahhüt mektubu (commitment letter) gönderir ve bu mektupta, ihracatçı ile anlaşmaya vardığını, sözleşmede yer almayan diğer hususları teyit etmesinin yanısıra ihracatçıdan satın aldığı ödeme araçlarının tahsil edilmemesi halinde ihracatçıya rücu edilmeyeceği taahhüdünde bulunur.     

Forfaiter, ödeme araçlarını vadelerine kadar portföyünde tutarak bedelleri tahsil etmekte veya daha elverişli koşular ile kendisine rücu edilmemek kaydıyla ikinci bir forfaiter’a satabilmektedir.

V. Forfaitingte Kıymedtli Evrak:

A.     Avalli Poliçe ( Avalised Draft or Bill of Exchange)

 

Poliçe, belirlenmiş bir sürenin sonunda veya vadede, cinsi ve tutarı belirtilmiş bir meblağın belirli bir lehdara veya hamiline ödenmesi için alacaklının borçluya verdiği yazılı ve şartsız bir ödeme emridir. Konuya ilişkin İngilizce terimlerin de anlaşılmasını teminen bu tanımlamanın İngiliz kambiyo senedi hukukunda yer alan şeklini okumak yararlı olacaktır:

“A Bill of exchange(draft) is an unconditional order in writing addressed by one person (drawer) to another person (drawee), signed by the person giving it, requiring the person to whom it is addressed (drawee) to pay on demand, or at a fixed or determinable future time, a sum certain in money to, or the order of a specified person or to bearer.”

Poliçeler ciro ile el değiştirebilir ve borçluları tarafından kabul veya ödenmeme hallerinde protesto yolu ile kanuni kovuşturmaya dayanak sağlarlar. Söz konusu el değiştirebilme özelliği poliçenin iskonto yoluyla bir finansman aracı yapılmasına yol açar. Poliçeyi kabul eden veya ona aval veren gerçek veya tüzel kişinin kredi-değerliliğine göre ve bu kişinin riskini üstlenerek finans kuruluşları poliçeyi iskonto edebilirler.

Anılan finansman aşamasından önce borç-alacak ilişkisinin poliçe üzerinde oluşması gerekir. Bunun için poliçeler önce mal veya hizmet satışını temsil eden vesaikle birlikte banka veya finansman kuruluşlarına ibraz edilirler. Aval, aval verenin bizzat borçlu gibi görüldüğü ve vadede ödemenin dönülemez ve şartsız biçimde garanti edildiği uluslararası bir uygulamadır. Bu nedenle en makbul bir güvence biçimidir. Aval veren bankanın avalini ilgili kambiyo senedine koyması (poliçe ise borçlu için aval verdiğini ekleyerek) basit ve açık bir kefalet unsurunu oluşturur ve Forfaiting için makbuldür. Aval kavramı kıta Avrupa’sında Code Napoleon’a dayalı olup Anglosakson kanunlarının geçerli olduğu ülkelerde hukuken tanınmamaktadır. Londra gibi Forfaitingin piyasası olan bir yerde bu gerçek ilginç olmaktadır. Ancak İngiliz Kambiyo Senetleri Kanunu’nun 56. Bölümüne göre “keşideci veya ciranta dışındaki bir kişinin, bir senedi imzalaması onu bir ciranta gibi müteakip hamillere karşı sorumlu tutar”.

Alman hukukunda kullanılan Bürgschaft (güvence, kefalet) kavramı ise garanti edilen borcun dayandığı sözleşmenin geçerliliğine bağlıdır. Yani bir Forfaiter senetteki Bürgschaft’ı kabul etmek için onu veren bankadan sözleşmenin yerine getirildiğinin, malların teslim edildiğinin, herhangi bir karşı hak iddiasının ve meblağ ile vade de değişiklik olmadığının teyidini istemelidir. Bu nedenle Bürgschaft aval gibi yalın ve şartsız bir garanti olarak görülmez. Onun yerine açıkça garanti ifadesi aranır

Forfaiting işleminde en yaygın olarak tercih edilen ve kullanılan belge türü ithalatçının bankasının avalini taşıyan poliçedir. Muteber bir bankanın avalini taşıyan poliçe, forfaiting şirketi tarafından güvenle iskonto edildiği gibi başka forfaiting şirketleri bankalar veya bu işle uğraşan brokerlere devredilebilir. Böylece, forfaiter nakit sıkışıklığı çektiği bir durumda avalli poliçeyi satarak mahrum olduğu nakit imkanı tekrar elde eder ve bu işlemden dolayı kazanç sağlar.

B. Bono ( Promissory Note )

Borçlunun alacaklısına hitaben düzenlediği bir ödeme vaadin den ibaret kambiyo senedidir. Ticari vesaik, satıcının düzenlediği poliçenin kabulü yerine alıcının borçlu sıfatıyla imzaladığı bono karşılığında alıcıya teslim edilir. Vadesinde hamili tarafından genellikle bankalar aracılığıyla borçlusuna ödeme için ibraz edilir. Ciro ile el değiştirebilir ve ödenmeme halinde protesto yoluyla kanuni işleme konulabilir. Dış ticarette poliçe kadar yaygın değildir. Ancak forfaiting işlemi söz konusu olduğunda Forfaiter’lar bonoyu tercih ederler.

Bonoların ödenmesi bankalarca garanti edilebilir, yani bonolara da aval verilebilir. Düzenleme açısından poliçeden farkı bononun borçlu tarafından düzenlenip imzalanmasıdır.

İthalat mevzuatımızda sadece poliçenin kullanılmasına izin verilmektedir. Ancak özel izne bağlı dış kredilerde içinde bono kullanılması öngörülen kredi sözleşmeleri onaylandığında bononun kullanılması da onaylanmış olmaktadır.

Forfaiting işlemine tabi tutulan borç-alacak ilişkilerinin şekil çoğunluğu poliçe ve bonolardan oluşur. Bunun nedeni öncelikle anılan borç araçlarının orta çağdan beri kullanılmaları sonucu tanınmış ve kabul edilmiş şekiller olmalarında yatar.

C. Teminat Mektubu  

Forfaitingde daha seyrek görülen ödeme araçlarından biri teminat mektuplarıdır. Forfaiter kendi lehine düzenlenen teminat mektubu karşılığında da iskonto işlemini yapar. Teminat mektubu avalli poliçe veya bono kadar güvenlidir. Ancak, kıymetli evrak olmadığından ciro ile devredilemez. Dolayısıyla, finansman yönü zayıftır. Ayrıca, teminat mektubunda avalli poliçede olduğu gibi taksitlendirme yapmak fiilen olanaksızdır. Diğer bir fark da teminat mektubu şarta bağlı bir yükümlülüktür (contingent liability). Halbuki avalli poliçede banka asıl borçlu gibidir ve müteselsil borçlu sıfatıyla vadede poliçe bedelini öder ve sonra ithalatçıya rücu eder. Teminat mektubu alternatifinde ithalatçı borçlu konumundadır. Şayet ithalatçı borcunu vadede öderse teminat mektubu forfaiter tarafından iade olunur ve başkaca bir işlem yapılmaz. Ancak, ithalatçı vadede borcunu ödeyemezse banka forfaiter’a mal bedelini tazmin eder.

Rücu Etmeme (without recourse) Maddesinin Hukuki Önemi

Forfaiting işleminin bir kuralı olarak poliçe ve bonoların lehdarları Forfaiter’a satacakları bu kâğıtları “without recourse’ kaydını içeren bir ciro koyarak devrederler. Bundan amaçlanan husus alacağını iskonto ettirerek tahsil eden satıcının aynı anda politik, transfer ve ticari risklerden kurtulmasıdır.

Fakat rücu etmeme kaydı yönünden poliçe ile bono arasında hukuken bir fark bulunmaktadır. Ticari senetlere ilişkin Cenevre Toplantısında belirlenen kurallara göre poliçe keşidecisinin, poliçenin ödenmemesi sorumluluğundan kendisini serbest kılması yolun da poliçeye koyacağı herhangi bir not yazılmamış olarak kabul edilmektedir. Yani poliçeyi düzenleyen alacaklı poliçeye ne kayıt koyarsa koysun her zaman sorumlu kalmaktadır. Öte yandan bonoyu without recourse kayıtla ciro eden lehdar herhangi bir sorumluluktan kesinlikle kurtulmaktadır. Bu durumda bononun without recourse ciro ile Forfaiter’a satılması riskten kurtulma konusunda daha kesin ve sorunsuz olmaktadır.

Poliçe lehdarı keşideci/satıcı açısından dezavantaj olarak gözüken bu hukuki sorun borçlunun poliçe tutarını ödememesi halinde ne gibi bir sorun getirebilir? Forfaiter söz konusu kuraldan yararlanarak keşideciye rücu edebilir. Bu nedenle Forfaiting işlemine başvuran satıcılar muteber Forfaiting şirketlerini tercih ederek rücu etmeme şartının gerçekten uygulanacağından emin olmak isterler. Bu hususun yazıya dökülerek Forfaiter’ın keşideciye rücu etmeyeceğini taahhüt etmesi de usuldendir. Ancak bu durum keşidecinin bizzat kendi yükümlülüklerini yerine getirmiş olmasına bağlıdır. Yani keşideci poliçeyi without recourse satarken borçludan ve garantörün den kaynaklanacak risklerden kurtulmuş olmakla birlikte bizzat kendinden kaynaklanacak risklerin sorumlusu olarak kalmaya devam etmektedir. Örneğin keşideci ticari sözleşmeye tamamen uymamışsa, malları eksik veya yanlış sevk etmişse geçersiz bir poliçe satmış olacağından without recourse klozu da geçersiz olur ve keşideciye rücu edilebilir. Asıl olan geçerli bir borç akdini temsil eden geçerli bir poliçenin geçerli bir şekilde garanti edilmiş olarak satılmasıdır. Forfaiter uygun gördüğü takdirde bir vadeli akreditifi de temlik yoluyla satın alabilir.

D. Vadeli Akreditif

Forfaiter şirketi bir belgeye bağlı olmayan vadeli ihracat akreditifini iskonto edebilir. Doğal olarak, vadeli akreditif forfaiter tarafından avalli poliçe veya bono gibi başka kurumlara ciro ve devir edilemez.

E. İthalatçı Firmanın Direkt Garantisi  

Forfaiting esnek bir finansman yöntemidir. Bu bağlamda, büyük, itibarlı firmaların kişisel garantisiyle de forfaiter şirketi işlem yapar. Küresel çapta şirketlerin giderek sayısının arttığı günümüzde ithalatçının direkt garantisiyle işlem yapılması normal sayılmalıdır.

VI. Forfaitingin İhracatçıya Sağladığı Yararlar

§         Bilânçosunu ‘tahsildeki alacaklar’ bölümünden kurtarır; zira alacaklar nakde dönüşür ve forfaiting işlemi bilanço dışında gösterilir. Sonuçta, ihracatçı firmanın bilançosu mali analizde daha cazip hale gelir.

§         Alacağın nakde dönüşmesiyle firmanın likiditesi artar.

§         Yukarıdaki iki husus nedeniyle kredi-değerliliği yükselir.

§         Kendisine rücu edilmeden (without recourse) finansman sağlar. Tahsilat için kaynak sarfetmesine gerek kalmaz.

§         Banka ve diğer mali kuruluşlar nezdindeki kredi limitleri etkilenmez. Başka işlemler için boş kredi limiti kalır.

§         İskonto faiz oranının sabit olması (fixed interest) nedeniyle faiz riski mümkün olmaz.

§         Finansmanın maliyetini önceden ve kesinlikle bildiğinden ticari sözleşmeyi daha sağlıklı yapar.

§         Gerçekleştirdiği Forfaiting işlemi alıcısına gerekiyorsa ödemesiz süre dâhil %100 finansman paketi teklif etmesini sağlar Böylece pazarlama ve rekabet etme gücü artar

§         Geri dönüşsüz işlemden dolayı ihracat kredi sigortasına gerek yoktur.

§         İşlemin yapılıp yapılmayacağı kısa zamanda belli olur. Forfaiter’ın karar verme ve firmaya bildirme süresi birkaç saati geçmez.

VII. Forfaitingin İthalatçıya Sağladığı yararlar

§         İthalatçı, sabit faizli alternatif bir finansman kaynağı elde eder.

§         Borçlanma kapasitesini ve çeşidini arttırma imkânına sahip olur.

§         İthal edilen makine, firmanın bilânçolarına dahil edilir ve ithalatçı böylece her türlü yatırım indiriminden yararlanma imkânını elde eder.

§         İşlemler hızlı ve basit bir yöntemle sonuçlandırılır.

§         İthalatçı; ihracatçının gerçekleştirdiği forfaiting işleminin şartlarından, sabit faizden, ödemesiz süre imkânı dâhil % 100 finansman paketinden yararlanır.

§         Vadeli bir alış yapmakta, yani malı peşin alıp bedelini belirli bir vade sonunda ödemektedir. Kendisine tanınmış bu finansman kolaylığının maliyetini önceden ve kesin olarak bilme avantajına sahiptir.

§         Satıcının risklerden korunduğunu bildiği için sözleşme şartlarının pazarlığını daha iyi yapabilir.

§         Kabul ettiği poliçeye veya düzenlediği bonoya bankasının aval vermesi sonucu sadece gayri nakdi kredi kullanmış olur. Nakdi kredi kullanma veya nakit harcama imkânını saklı tutar.

VIII. Forfaitingin Aval / Teminat Mektubu veren Bankalara Yararları

§         Kendi itibarlarından müşterilerini de yararlandırmak, bunun karşılığında komisyon girdisi sağlamak.

§         Müşterilerine verdikleri hizmetlerde çeşitli boyutlar yaratmak.

§         Bilânço dışı taahhüt avantajı. (contingent liability).

§         İsim ve itibarlarının uluslararası düzeyde yaygınlaşması.

§         Basit dokümantasyon.

Bankaya Dezavantajı

Forfait işleminde, garantör bankanın önemli dezavantajı kefil olduğu / garanti ettiği borcu mutlak surette ödemekle yükümlü olmasıdır. Garantör banka sözleşme ile ilgili herhangi bir anlaşmazlıkta ödemeleri geciktiremez. Banka, borç araçlarında yazılı tutarları ithalatçıdan talep etmeye mutlak olarak yetkilidir.

IX. Forfaitingin Forfaitere Sağladığı Yararlar

§    Dokümantasyonun basitliği forfaiter için de avantajdır. Ticari kredilerde normal olan çok sayfalı kredi sözleşmesinin külfeti yoktur.

§    Satın aldığı değerler kolayca el değiştirebilen nitelikte olduğundan bunların ikincil piyasada sirkülasyonu mümkündür.

§    İşlemin özündeki yüksek prim forfaiter için net kazançtır.

§    İşlem hem kendisi hem de diğer taraflar için gizli görünüm içindedir. Diğer bazı kredi türlerinde olduğu gibi ilanlarla kamuya yansımaz. Böylece müşteri ilişkilerini kapalı tutar.

X. Forfaitingin Maliyeti

Forfaiting maliyetleri, poliçenin kırılmasından doğan  iskonto faizi, komisyonlar ve masraflardan oluşur. İhracatçı peşin bedel üzerine bu yükleri ekleyerek poliçe bedeline yansıtır. Sonuçta, işlem maliyeti ithalatçı tarafından üstlenilmiş olur.  İthalatçı, ayrıca bankasına aval veya garanti mektubu komisyonu ödemek durumundadır.

İthalatçının bir kamu kuruluşu veya çok uluslu şirket olması halinde Forfaiter tek başına ithalatçının riskini yeterli kabul ederek banka avalinde ısrarlı olmayabilir.

XI. Londra Forfaiting Şirketi ( London Forfaiting Company )

1984 yılında Londra’da kurulmuştur. Forfaiting alanında dünya lideridir. Halka açık ve hisseleri Londra Borsasında kote edilmiş bir finans kuruluşudur. London Forfaiting, 4 milyar doları geçen işlem hacmi ve dünya üzerinde riskini aldığı sayısı yüzü aşkın ülke ile dünyadaki en büyük forfaiting kuruluşudur.

İngiltere merkez olmak üzere 14 ayrı ülkedeki ofisleri aracılığıyla, birçok ülkede dış ticaretin finansmanını sağlamaktadır. Şirketin İstanbul’da bir şubesi vardır.

XII. Türkiye’de Forfaiting  

Ülkemizde yürürlükteki İhracat Rejimi Kararı ve Kambiyo Mevzuatı, ihracat türlerinden birisi olan kredili ihracatta, forfaiting uygulamasına imkân vermektedir. İhracat konusu malların sevkini müteakip mal bedelinin Kambiyo Mevzuatı'nda belirlenen normal süreleri aşacak şekilde ihracatçıya ödenmesine olanak sağlayan bir ihracat şekli olan kredili ihracat uygulaması ülkemizde uluslararası bankacılık teamüllerine göre yürütülmekte, ihracatçılar ve yetkili bankalar mal bedeli dövizlerin satış sözleşmelerinde belirlenen süreler dâhilinde ülkemize getirilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlü kılınmışlardır. Kredili ihracatta; mal bedeli dövizlerin taksitleri için (yurt dışındaki güvenilir bir bankanın vereceği teminat, garanti ve kontrgaranti veya aval karşılığında) konvertibl bir döviz cinsinden alıcı tarafından bir borç senedi düzenlenmektedir. Mal bedelini vadesinden önce tahsil etmek isteyen satıcının, bu borç senedini, yetkili bir banka aracılığı ile yurt dışında bir muhabir bankaya veya muteber bir kredi kuruluşuna veyahut yurt içindeki bankalara iskonto ettirebilmesi mümkün olup, satıcıya, forfaiting işlemi sayesinde finansman temin edebilme olanağı sağlanılmıştır. Kredili ihracatta, satış sözleşmesindeki sürelere uygun bedellerin tahsili için poliçe veya bono düzenlemesi halinde, bu poliçe ve bonoların iskonto ve tahsiline ilişkin hususlarda "kabul kredili ödeme"  şekline göre işlem yapılır. Kambiyo Mevzuatı hükümleri uyarınca; konvertibl bir döviz cinsi (veya Türk Lirası) üzerinden düzenlenecek bir poliçenin ciro edildiği tarihteki iskonto oranının, uluslararası para piyasalarında geçerli faiz oranını aşmaması kaydıyla yurt içinde veya dışındaki bankalara iskonto ettirilmesi mümkündür. Kabul kredili işlemlerde, satıcının talep ve kabul etmesi durumunda poliçe'nin tabi tutulduğu hükümler dâhilinde bono'nun da kullanılması mümkün bulunmaktadır.

Yorumlar
dCUkDLItXMGXVzG
KM7pQS a href="http://gpnrufrfqvbf.com/" gpnrufrfqvbf /a , [url=http://qozoqribgibm.com/]qozoqribgibm[/url], [link=http://jorxmoxaglpj.com/]jorxmoxaglpj[/link], http://nsfwatnvseka.com/
16.04.2010 17:34:38

lkerRRnv
gxyign a href="http://ahcoexjmevhz.com/" ahcoexjmevhz /a , [url=http://bgwxqvhfwivk.com/]bgwxqvhfwivk[/url], [link=http://izpdfbfdjdqm.com/]izpdfbfdjdqm[/link], http://mmjjdupsnfso.com/
16.04.2010 13:32:37

   
Bu yazı hakkında yorum yapabilirsiniz  
İsim: Puanınız:
Yorumunuz:
 
6537 kutuya soldaki sayıları giriniz  
 
 

© Copyright 2010 ingilizcefinans.com, Her hakkı saklıdır.

ana sayfa | hakkımda | ingilizce özel ders | reklam | iletişim